Bana gelen isteklerin bir kısmı yeni bir dövme için değil, eskisinden kurtulmak için. Gençken yaptırılmış bir yazı, aceleye gelmiş bir desen, kötü uygulanmış bir iş. Sebebi ne olursa olsun konuşması zor bir konu değil; sandığından çok daha sık oluyor.
Ama baştan söyleyeyim: her dövmenin üstü kapanmıyor. Kapananlarda da yeni tasarım, sıfırdan yapılacak bir dövme kadar özgür değil. Bu yazıda neyin mümkün olduğunu, neyin olmadığını ve kararı neyin belirlediğini anlattım.
Kapatmayı belirleyen dört şey
Eskisinin koyuluğu. En belirleyici etken bu. Soluk, ince çizgili bir iş rahat kapanıyor. Dolu siyah alanları olan, kalın konturlu bir çalışma ise yeni tasarıma çok dar bir alan bırakıyor.
Boyutu. Yeni tasarım eskisini her kenarından taşmak zorunda. Kaplayacağın alan, eskisinin kapladığı alandan büyük olacak — bunun istisnası yok.
Yaşı. Yıllar içinde solmuş bir dövme, geçen ay yapılmış olandan çok daha kolay. Zaman senin lehine çalışıyor.
Rengi. Siyah-gri bir eski iş daha öngörülebilir. Renkli çalışmalarda, özellikle koyu mavi ve yeşil tonlarda, üstüne gelecek rengin nasıl davranacağını hesaplamak zorlaşıyor.
Yeni tasarım neden daha büyük ve daha koyu oluyor
Dövme boya değil. Yeni pigment eskisinin yerini almıyor, üstüne biniyor ve ikisi tende birlikte görünüyor. Açık bir ton, altındaki koyu çizgiyi örtmüyor — sadece onu bulanıklaştırıyor.
Pratikte bu iki şey demek:
- Yeni tasarımın koyu alanları, eskisinin koyu alanlarının üstüne denk gelmeli
- Yeni tasarım, eskisini dışarıdan kuşatacak kadar geniş olmalı
Bu yüzden “küçük ve ince bir şeyle kapatalım” isteği genelde karşılanamıyor. Kapatma, tasarımı küçülterek değil büyüterek çözülen bir iş.
Üç yol var
Doğrudan üstüne çalışmak. Eski iş yeterince soluk ve ince çizgiliyse en kısa yol bu. Tek oturumda bitebiliyor, tasarım da makul bir büyüklükte kalıyor.
Önce soldurup sonra çalışmak. Eski dövme koyuysa, lazerle birkaç seans açtırıp sonra üstüne çalışmak tasarıma nefes alanı kazandırıyor. Lazer ayrı bir uygulama ve ayrı bir uzmanlık; seanslar arasında aylar geçiyor. Uzun yol ama sonucu en serbest bırakan yol da bu.
Büyütüp bütünün parçası yapmak. Eski dövmeyi tek başına kapatmaya çalışmak yerine, onu daha geniş bir kompozisyonun içinde eritmek. Kaplama çalışmalarında sık yaptığım şey bu: kol ya da bacak bütün olarak kurgulanıyor, eski iş de o bütünün bir dokusuna dönüşüyor. Çoğu zaman en tatmin edici sonucu veren seçenek.
Hangi tasarımlar kapatmada işe yarıyor
Koyu alanları doğal olan, dokusu yoğun, organik formlar. Yapraklar, dalgalar, tüy ve kürk dokuları, gölgeli hayvan figürleri, geometrik olmayan soyut akışlar.
Zayıf kalanlar ise ince çizgili minimal işler, keskin geometrik formlar ve bol boşluk isteyen tasarımlar. Bunlarda altta kalan çizgi, boşlukların içinden okunmaya devam ediyor.
Aklındaki fikir ikinci gruptaysa, onu birinci gruba yaklaştıracak bir yorum bulmaya çalışıyoruz. Genelde çıkıyor.
Süreç nasıl ilerliyor
Önce fotoğraf. Gün ışığında, net ve dövmenin tamamını gösteren bir kare yeterli. Buna bakarak kapatmanın mümkün olup olmadığını, mümkünse hangi yolla gideceğimizi söyleyebiliyorum.
Sonra tasarım. Kapatmada tasarım, sıfırdan çalışmaya göre daha fazla gidip gelme istiyor; çünkü hem senin istediğin şeyi hem de altta kalanı aynı anda çözmesi gerekiyor.
Seans sayısı tek bir cevaba sığmıyor: doğrudan kapatma tek oturumda biterken, lazer sonrası çalışma aylara yayılıyor. Fiyatın neye göre değiştiğini ayrı bir yazıda anlatmıştım; kapatmada da aynı şeyler geçerli, tek farkı tasarımın genelde daha büyük olması.
Beklentiyi doğru kurmak
Dürüst olmam gereken bir yer var. İyi bir kapatma, eski dövmeyi yok etmek değil; artık ona bakılmaması. Bakan kişi yeni tasarımı görüyor, eskisini aramıyor. Ama belirli bir ışıkta ve çok yakından bakıldığında altta bir doku kaldığını fark edebilirsin.
Bunu seanstan önce söylüyorum, sonra değil. “Hiçbir izi kalmayacak” diyen birine temkinli yaklaş.
Fotoğrafı gönder, birlikte bakalım
Kapatılabilir mi diye merak ediyorsan tahmin yürütme, sor. Daha önce yaptığım işleri galeride görebilir, fotoğrafını iletişim sayfasından ya da WhatsApp’tan gönderebilirsin.
Mümkün değilse de bunu açıkça söylüyorum. Yapılamayacak bir işi yapılabilir göstermek kimsenin işine yaramıyor.